NİÇİN KÖTÜLÜK VAR/ Mehmet Ali GÜNER

Özgür iradenin varlığı, Tanrı’nın mutlak iyiliğiyle çelişmez; çünkü tanrı, insanların özgürce iyi ya da kötü arasında seçim yapabilmesini istemiştir.

Devamını Okuyun  
Mırıldandıklarım/Meral Kutluğ İLSEVER

Nasıl sessiz ve nasıl büyülü bir yalnızlıktır o. Kimseler olsun istemezsiniz. Sadece deniz, yağmura gülümseyen bulutlar, ağaçlar, mis gibi toprak ve çeşitli otların kokusuna karışan bir sessizlik ve huzur.

Devamını Okuyun  
KİM BU ŞAİR/Turgut Alp EROĞLU

Ve konuştu. Sesi ne çok yüksekti ne de kısık ama meydanın en arkasına kadar ulaştı. Söyledikleri öyle sözlerdi ki meydanın alışık olmadığı türdendi. Ne övgü vardı içinde ne korku.

Devamını Okuyun  
Tarih Yazıcılığı Üzerine/Emin SALMAN

Resmi tarih vakanüvislerin işidir. Anlattıkları, pembe yalanlarla yüklüdür. Benim için bir anlamı yoktur, resmilerin ve anlatıcılarının. Onların anlattıklarının “tarihi araştırmalarla” kanıtlanmış olmasının da kıymet-i harbiyesi yoktur. Zaman karanlık geçmişin hangi çöplüklerde miadını doldurduğunun sayısız örnekleriyle yüklüdür.

Devamını Okuyun  
Vecd Geo Erh - Furkan KILIÇ

Toprak, zaman, buluş. Coğrafya, tarih, vicdan. Bu üç kelimenin ihtişamlı dansı, insanlığın en büyük muammasını oluşturur. Bu muammayı çözmek, varoluşun sırrına ermektir.

Devamını Okuyun  
Görünmezliğin Anatomisi​/ Hanife ÇİFTÇİ

​Çirkin bir kadınım ben. Yaşlı, her yeri buruşmuş bir kadın. Dayanılması güç. Pasaklı, dağınık. Kimsenin hoşlanmadığı tipten bir kadınım ben. Benim ruhum hastalıklı,zihnim bulanık ve tam olarak tedavimin ne olduğunu bilmiyorum. Anasının rahmine sıkışmış ve orada kalmaktan zevk alan bir kadınım aslında.

Devamını Okuyun  
AVUÇLARIMDAKİ ÇOCUK İZİ/Ümit Ahmet DUMAN

Yıllar sonra aynı kıyıdayım. Şehrin gürültüsünden uzak, yalnızlığımın ve sonsuz sessizliğin hüküm sürdüğü bir pazar sabahı; yıllar önce son kez bulunduğum Sultanahmet sahiline kendi vicdanımla yüzleşmeye geldim.

Devamını Okuyun  
İNSANLIK TARİHİNDE HAYATTA KALMA MODUNUN YARATTIĞI VİCDANSIZLIK/Mesut ŞENOL

Kralların anlık kızgınlıklarıyla bir ülke halkının diğerine savaş açması; asker ve sivil kitlesel ölümleri insanlığın karnesine kırık bir not olarak yazdırmıştır.

Devamını Okuyun  
PARÇALANMIŞLIK VE SİNEMA/Havva AĞRAL

Lacanyen düşünce; insanın parçalı ele alındığı, benlik illüzyonunu ifade eden ve Freud’un benlik anlayışını yeniden kuran bir yapıyı ortaya koymaya çalışır. Lacan, öznenin eksiklik ve bölünmüşlük üzerine kurulduğunu ifade ederek özneyi "Sujet Barré" (Bölünmüş Özne) olarak tanımlar. İnsan öznesi "bütün" olmaya çalışır; benlik illüzyonu da tam buradan gelir.

Devamını Okuyun  
Ortadoğu Labirentinde Hakikati Aramak ve Barışın Yazınsal İnşası/ Erinç BÜYÜKAŞIK

Ortadoğu coğrafyasında şiddet, salt konjonktürel bir siyasi kriz ya da modern bir istikrarsızlık sorunu değil; kökleri Mezopotamya’nın tozlu tabletlerine ve mitolojik başlangıçlara uzanan bir ontolojik sürekliliktir [13]. Gılgamış’ın baltasından bugünün insansız hava araçlarına uzanan bu uğursuz çizgi, tahakküm iradesinin zaman aşımına uğramayan karakterini belgeler.

Devamını Okuyun  
TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ/Emine AYDOĞDU

Tarımla birlikte, insanların sömürü, hakaret ve yok etmesine karşı koyacak bıçağı, silahı, zehri ve kırbacı olmayan hayvanlar, tutsaklaştırılarak acımasızca kullanılmıştır. Bu masum varlıklara zorla çektirilen sabanın, erkeğin eline geçmesiyle birlikte tarım mümkün kılınmıştır. Bu durum önce iş dengelerini değiştirmiş, sonra da kadınla erkek arasındaki rol dağılımını…

Devamını Okuyun  
Genç Kuşakları ve Toplumu Anlamak ve “Batı  Sosyolojisinin Yaklaşan Krizi” Üzerine/ Mesut Şenol

Alvin W. Gouldner’in “Batı Sosyolojisinin Yaklaşan Krizi – The Coming Crisis of Western Sociology” adlı eserini çevirirken ve çevirme işi biter bitmez, okuyuculara bu kitabın bende kalan özet izlenim ve yorumunu sunmak istiyorum.

Devamını Okuyun