"KADIN, SANAT, ÖZGÜRLÜK"

ONTOLOJİK İTİRAZ/Görkem ÇİFTÇİ

Hiçbirimiz günahsız değiliz. Bu bağlamda Debbie Ford’un da ifade ettiği gibi: “Sadece içinizdeki günahkârlara kendini ifade etme özgürlüğü tanıdığımızda bir aziz olabiliriz.” Aynı cümleyi başka bir yerde okuduğumda da içimde iki ayrı kapı aralanıyor: Biri alıştığım dünyaya, diğeri merak ettiğim dünyaya açılıyor.

Devamını Okuyun  
KUŞLARIN KANADINA SARILDIM*/ÖZGÜN ENVER BULUT

Seksenli yıllardan, darbenin açtığı yaralardan doksanlara geliyoruz. Türkiye siyasal tarihinin en çok “kaybedilenlerin, infazların” olduğu yıllardır. Köyler yakıldı, insanlar yerlerinden edildi, faili meçhuller, satırlar, Beyaz Toroslar ve yapılan her şeye “terörle mücadele” denilen o karanlık ve korku dolu yıllar.

Devamını Okuyun  
UNUTMA BENİ/Hülya Bilge GÜLTEKİN

Her damla, başka bir anıya acıyla dokunup kaçıyordu sanki. O zamanlar sokaklar nasıl da güzeldi…

Devamını Okuyun  
Sessizliğin İçindeki Adam/Berra Hacısalimoğlu

Islanan saçları yüzüne yapışmıştı ve su damlaları düşen bir paltosu vardı üzerinde. Hayatta yaşadığı zorluklar onu bu hâle getirmişti. Bankta otururken çaresizliğini, ne yapabileceğini düşünüyordu.

Devamını Okuyun  
YERALTININ ÖFKELİ DAMARI-Emine AYDOĞDU

Annemin: “Leylek benim neden kuşum, yazın gelir kışın gider?” tümcesi leylekleri merak etmeme ve bu merakımı gidermek için onları sürekli izlememe neden oldu. Yuvalarını, sabır, çaba, coşku ve özenle örerler; yolculuk zamanı gelince de güneşi izleyerek rotalarını çizerlerdi.

Devamını Okuyun  
Gülten Akın’ın İlahiler’inde ve 42 Günün Şiirleri’nde Mahpushane, Anneler ve Çocukları - Haden Öz

Bu şiir Gülten Akın’ın 1980’li yıllarda ilk kez yayımladığı iki kitabından biri olan 42 Günün Şiirleri kitabından. Kitabın 1. baskısı 1986’da yapılmış. Alan Yayıncılık’tan. Öbür kitap 1983 baskılı İlahiler’dir .

Devamını Okuyun  
Sararmış Bir Fotoğraf ve Altı Çizili Kelimeler/Fatma ALTUN

Beceremediğimden olsa gerek, mutlu olmayı dilemeyi de bıraktım bir süredir. Onun yerine memnuniyetten bahsedebilirim ama. Nasılsın diye soruyorum kendime, iyiyim diyemiyorum.

Devamını Okuyun  
Miskinler ve Kıyamet/Havva Ağral

Miskinler yine Miraç Bey’in peşindeydi. Birinin adı Avrupalı İbrahim’di. Sonradan çok sefalete düştü, ne üzerindeki takım elbisesi ne de Avrupalılığı kaldı. Gün geçtikçe yağdan parlayan takım elbisesi gibi Avrupalılığı da soldu gitti.

Devamını Okuyun  
Kanatdaş/Emine AYDOĞDU

Kanatdaşları cam tavanın üzerinde geziniyor. Onlar da tedirgin ve telaşlılar, kanatlarındaki tüylerin ürperdiğini görüyorum. Dokuz tane güvercin, camın üzerinde dönüp duruyor.

Devamını Okuyun  
Rağmenlere Rağmen/Fatma ALTUN

Sabah işine vaktinde varabilmesi için çok erken saatte uyanmalıydı. Oysa geceyi oldukça geç bir saatte sonlandırmıştı. Yatağa girmeden önce yapmak zorunda olduğu onca şeyin, onu nasıl da esir aldığını düşünürken sızıvermişti üstelik

Devamını Okuyun  
Söz Veriyorum/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

"Saçma" dedi savruk bir şekilde. Kollarını açtı yağmur damlalarını kucaklar gibi. Bir sevgiliye sarılır misali.

Devamını Okuyun  
İki Şehir Bir Kadın/Fatma ALTUN

Kar yağsa keşke. Her yeri kaplasa beyaz beyaz. Kar soğuğu bu belli, yağacak. Yağacak da neden geciktirir kendini? Tam da zamanı üstelik. Aralık… Geçişler için, varışlar için tam zamanı. Zaman da aralık…

Devamını Okuyun