"KADIN, SANAT, ÖZGÜRLÜK"

İki Şehir Bir Kadın/Şimdi Size Bir Masal Anlatacağım/Fatma ALTUN

Masallarla büyümedim ben. Bana masal anlatacak olan üç kişi vardı benim hayatımda. Annem, babam ve babaannem.

Devamını Okuyun  
Kafes/Fatma ALTUN

Burada ara vermeliydi yazmaya. Bundan sonrasını için sert bir kahveye ihtiyacı olabilirdi ancak kuzine sobanın üzerinde demlenen Etiyopya, ona göz kırpıyordu. Meyvemsi bir kahve de hiç fena olmazdı.

Devamını Okuyun  
Bir Zamanlar Ülkesi/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

Oyuncular zaman zaman yer değiştiriyordu, bir avuç insandan biri gelip biri gidiyordu. Çok geniş düşlerdik oysa ki yaşantımızı. Tarif edemezdik anlatırken içine sığdırdıklarımızı. Aslında dar bir alanda kısa paslaşmalarla ayakta kalıyorduk, adına çok seslilik diyorduk.

Devamını Okuyun  
Yalnızlık/Meral Kutluğ İLSEVER

“Evde tek başıma yüksek sesle konuşmaya başladığımda anladım, ben bu işi becereceğim. Yani artık yalnız olsam da beni sözümü kesmeden dinleyen biri var. Her ne kadar cevap vermese de beni dinliyor. Bu ilk sabahımdı, hiç üşenmedim kendime güzel bir çay demledim.

Devamını Okuyun  
Uzaktaki Öğretmen/Acibe SIKAR

İçim sıkıntılı bir şekilde, kızıma ve arkadaşlarına sımsıkı sarılıp oradan ayrılmıştım. Ayrılırken 'gözüm arkada kaldı' derler ya. Gözüm arkadaydı, gözlerimden denizler akarken. (...)

Devamını Okuyun  
Büyük Felaket Belleği/Acibe SIKAR

Yerinden kımıldayamıyordu. Aklı eşinde kalmıştı, ona birkaç kez seslendi, ama cevap alamadı. Zaten bu sallantıda duyamazdı. Hafif başlayan sallantının gittikçe şiddetlenmesi onu çok korkutmuştu.

Devamını Okuyun  
Dünya Kadın Sanatçıları ve Edebiyatçıları İstanbul’da Buluştu…

Kadınların sanat ve edebiyat ortamında görünürlüğünü arttıran ve belirginleştiren kimi kayda değer etkinlik, festivallerden söz açmanın gerekliliğiyle söz konusu "Dünya Kadın Sanatçıları ve Edebiyatçıları İstanbul'da" etkinliğinin basın bültenini okurlarımızla paylaşıyoruz.

Devamını Okuyun  
Bilinç Akışımdan/Elif Akşahin TAŞÇI

Saatin tik takları canına tak demişti. Zaten uyuyamıyordu. Bu da bahanesi olmuştu. Neden korkuyordu ki? Gidip başvuracaktı. O iş olmadı diye hayal kırıklığı yaşamaya gerek yoktu. Denemenin ne zararı var? Önünde sonunda bir kapı açılacaktı. Azimli sıçan dağları deler demişler.

Devamını Okuyun  
Yara İzlerini Tadilat Öncesi/Fatma ALTUN

Bütün yaralar kapanır bir zaman sonra. Zaman iyileştirir derler her şeyi. Peki ya zamanı kim iyileştirir yaralandığında? Hadi bakalım, çık işin içinden çıkabiliyorsan şimdi. Şimdi mi? Evet, Şimdi… Şimdi de kalırsan, yapabilirsin. Yapabilirim. Yapabiliriz…

Devamını Okuyun  
Dar Ağacı/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

Noktayı cümlesinin sonuna kondurmadan önce tekrar tekrar okudu yazdıklarını. Saatin tik tak sesi ilerledikçe zamanının daraldığını hissetti. Lakin o noktayı cümlenin sonuna koymaya eli bir türlü gitmedi.

Devamını Okuyun  
Kafes/Elif Akşahin TAŞÇI

Necati de onca yıl sonra, yeni umutlar taşıyordu otobüs beklerken. Tekirdağ'a giden şehirlerarası otobüsler Silivri den geçiyordu. O düşüncelerine dalmışken bir otobüs zınk diye ayağının dibinde durdu. Muavinin “ Nerye gidiyon abi?” sözü ile kendine geldi. “Tekirdağ`a“,"Atla abem, ver bakem valizini.” dedi muavin hızlıca. Otobüsün ön koltukları doluydu.

Devamını Okuyun  
Başka Bir Varış/Fatma ALTUN

Yanmak Nedir? Hep sıcak mıdır, ateşten midir? Soğuk da yakar insanı derler, bu doğru mudur? Elbet öyledir ya da değildir… Onun yangını çok başka bir çeşit, başka bir yerdeydi. Ne geçmişinde ne geleceğinde. Tek düşündüğü şimdisiydi… “Şimdi ne olacak?” diye soruyordu hep.

Devamını Okuyun