Az önce indiği otobüs hareket ettiğinde, önünde beliren manzara karşısında dondu kaldı. Bu sefer soğuktan değil, şaşkınlıktandı hareketsizliği.
Devamını OkuyunAz önce indiği otobüs hareket ettiğinde, önünde beliren manzara karşısında dondu kaldı. Bu sefer soğuktan değil, şaşkınlıktandı hareketsizliği.
Devamını Okuyunİlk birkaç hafta, tasmasından zincirli köpekler gibi hissediyordum kendimi. Aklımı kaçırmamak için sürekli kendime, sadece üç yüz altmış beş gün buradasın, sonra yaşamına kaldığın yerden devam edeceksin diye telkinde bulunuyordum. Duvardaki takvimi her gün çiziyordum. İki ay bittiğinde artık burada bir düzen kurmuştum.
Devamını OkuyunDeniz kenarında değildi o zamanlar otogar. Sahile gezinti için gittiklerinde görürdü denizini. Şimdi otobüsten iner inmez tam karşısında dalgalanırken, soluk mavi bir boşluğa bakar gibi hissettiriyordu kendini o deniz ama o da artık aynı deniz değildi…
Devamını OkuyunBeni ilk gördüğünde anlamıştı. Kumsalında, çıplak ayak huzurunda durup sustuğumda fark etmişti, o dinleyicinin ben olduğumu. Ne anlatacağını biliyordu, nasıl anlatacağını da. Aradığı şey, kime anlatacağıydı ki ona da kavuşmuştu.
Devamını OkuyunBirbirlerine sokularak yürüyen kadınlar, çocuklar ve erkekler, yorgunluktan zorlukla adım atıyorlardı. Bohçalar, valizler, sepetler, sırtlarında ve ellerindeydi. Bir hafta sürmüştü yolculuk.
Devamını OkuyunBarbie sadece bir bebek. Plastik, cansız bir çocuk oyuncağı. Geçmişten gelen pembeler içinde karanlık bir nesne.
Devamını OkuyunKonur Sokağı İle Yüksel Caddesi’nin kesiştiği köşede, çevresini saran beton yığınlarına günün her saatinde inatla direnen, Mülkiyeliler Birliği’nin bahçesindesin.
Devamını OkuyunDokuz aylık gebeyken suyu gelmeye başlamış, hastaneye gelene kadar doğum başlamış ama bebek ters geliyormuş, suyu bitti diye hastanede mesaneden su vermişler. Çocuk içerde çırpına çırpına boğulmuş.
Devamını OkuyunGelişleri ve gidişleri hissederdim oysa ki! Orta yere düşmeden havada kapıverirdim bahanenin içine sığışan cümleleri. “Yalnızlıkla beslen.” derdi rahmetli babam vakitlerin birinde. Deneyimleyerek aldım kabul ettim.
Devamını OkuyunHızlanmam gerektiğini düşünüyorum ve adımlarımı hızlandırıyorum. Hava buz gibi. Kilisenin önündeyim. Kapısı kapalı, önünde bir sürü kedi yavrusu var. Durup biraz sevmeyi geçiriyorum aklımdan, ama durmuyorum. Daha da hızlanmam gerektiğine karar veriyorum ve koşar adımlarla yürümeye başlıyorum.
Devamını OkuyunAnahtarı bulabilmem için daha fazla aydınlığa ihtiyacım olduğunu düşünüyorum, ama küçük lamba dışında bütün lambalar patlamış. Sinirleniyorum. Önce salondaki kitaplığı tarıyorum, kitapların arasına sıkıştırmış olabilirim. Çok sevdiğim bir romana rast geliyorum: “Yaşamak İstiyorum”.
Devamını Okuyun