Kitap/Düşün/Sanat/ Sayfa Editörü: Erinç BÜYÜKAŞIK

Kırılma Noktaları/Mehmet Ali GÜNER
11 dakika okundu

Kırılma Noktaları/Mehmet Ali GÜNER

Bir süredir şu an bulunduğun noktaya nasıl geldiğim üzerine düşünüyorum. Yaşam benim için bir yolculuk; en azından ben öyle görüyorum. Bu yüzden onu hep bir ırmağa benzetirim. Denize kavuşmak isteyen bir nehir misali durmadan ilerliyorum.

Devamını Okuyun  
Yazarım Hoş Geldin/Mesut ŞENOL
11 dakika okundu

Yazarım Hoş Geldin/Mesut ŞENOL

Evet, sonunda anahtar elimde, 15 gün süreyle tek başına kalacağım bu yazıevinde kendimi tamamen yazmaya adayacağım bir ortamdaydım. Yurt içinde ve dışında yazarların konuk edilmesi uygulamasının pek çok artısı var.

Devamını Okuyun  
Tufan Taştan ve Sen Ben Lenin/Röportaj
6 dakika okundu

Tufan Taştan ve Sen Ben Lenin/Röportaj

Tufan Taştan’ın ilk uzun metraj filmi Sen Ben Lenin (2021), Lenin heykelinin Karadeniz kıyısına vurmasıyla başlayan sıra dışı hikâyesiyle kara mizah, polisiye ve politik taşlamayı bir araya getiriyor.

Devamını Okuyun  
Beni Siz Delirttiniz/Erinç Büyükaşık
25 dakika okundu

Beni Siz Delirttiniz/Erinç Büyükaşık

Gilbert ve Gubar'ın "Çatı Katındaki Çatlak Kadın" kitabı, kadın yazarların 19. yüzyıldaki edebi tahayyülünü ele alarak, edebiyat tarihini feminist bir bakış açısıyla yeniden yorumlamayı amaçlar. Bu eser, edebiyat evinin çatı katına kapatılan kadınları keşfederek, kadınların edebi alanda maruz kaldıkları baskıları ve bu baskılara karşı direnişlerini ortaya koyar.

Devamını Okuyun  
Küresel Direnişin Dili /Erinç BÜYÜKAŞIK
8 dakika okundu

Küresel Direnişin Dili /Erinç BÜYÜKAŞIK

Amerika'da yaşanan Filistin protestoları, özellikle son yıllarda Filistin halkının yaşadığı zorluklara uluslararası düzlemde dikkat çekmek ve geniş çapta Filistin halkına en azından "vicdan" bağlamında destek sağlamak amacıyla düzenlenirken bu protestolar, özellikle üniversite kampüslerinde genç aktivistler arasında popülerlleşerek Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerine karşı farkındalık yaratmayı hayli hayli başarabildi.

Devamını Okuyun  
Kışın ve Yaşamın Gerçekliği/Ümit Ahmet DUMAN
2 dakika okundu

Kışın ve Yaşamın Gerçekliği/Ümit Ahmet DUMAN

Şiddetli gök gürültüsü hepimizi istemsizce kendine baktırıyor. Ardından gelen uzun atımlı şimşek parıltıları gecenin ıslak geçeceğinin işareti. Yağmur damlaları ile kar kristallerinin kavgasını izliyoruz havada. Kâh kristaller kazanıyor, kâh damlalar ama mevsimin erkenliği kar kristallerinde güç kaybına neden oluyor.

Devamını Okuyun  
Edebiyat Kuramlarına Bakış ve Eleştiri / Fatih Oto
26 dakika okundu

Edebiyat Kuramlarına Bakış ve Eleştiri / Fatih Oto

Platon, felsefesini aşkın bir bilgi kuramı (epistemoloji) üzerine kurar. Ölümsüz ruh bilginin de taşıyıcısıdır. Bilginin kaynağını madde ötesinde tümel bir yapı olarak görür.

Devamını Okuyun  
DÜNYAYI GÖRMENİN KILAVUZLUĞU VE SİNEMA /Havva Ağral
7 dakika okundu

DÜNYAYI GÖRMENİN KILAVUZLUĞU VE SİNEMA /Havva Ağral

Tarkovski’nin sinemasını ve sinema dili bağlamında yetkinliğini ele aldığımızda onun dünyayı nasıl gördüğünden ziyade, görselliğin ona nasıl yardımcı olduğunu düşünürüm. Filmlerindeki imgesel sahnelerin çoğu, doğanın kendiliğinden ortaya çıkıyor. Yani doğa Tarkovski’ye hep yardım ediyor gibi. Bunda onun zaten doğanın, geçmişin izlerini süren bir yönetmen olmasının payı büyüktür. Ancak film okumaları, kendine kaynak olarak salt doğayı değil; doğanın insan üzerine etkileşimlerinden doğmuş olan alegorileri, arketipleri ve metaforları kaynak gösterebilir.

Devamını Okuyun  
DİRENEN YANIYLA TİYATRO HEP BİZDEN YANA/Havva AĞRAL
8 dakika okundu

DİRENEN YANIYLA TİYATRO HEP BİZDEN YANA/Havva AĞRAL

Politika ve tiyatro çoğu kez karşıt halleriyle ve iktidar erkinin baskıcılığıyla bugüne dek kitlelerin karşısına çıkıverdi. iktidarın sanatı da dönüştürme niyeti bu bağlamda tüm muktedir haliyle vücut bulmuştur. Hitler bir kürsü tiyatrosu icat etmek için uğraş vermiş ancak bu alanda muvaffak olamamıştır. Tam tersi bir durum da sanatın göçüne vesile olmuştur. Sanatta da, tıpkı kendi politikasına uygun hareket imkânı bulduğuna inanan Hitler; kendince bir arındırma yoluna gitmeye çalışmış, tiyatro içinde bir iktidar merkezli alan kurmaya niyetlenmiş, kendi anlayışına uymayan entelektüel, edebî, sanatsal pek çok eser ve sanatçı saldırılara maruz kalmıştır. Yazarlar, eleştirmenler, aktörler, akademisyenler bu saldırılardan ve belirlenmiş kodlardan payını almıştır. Sonuçta sanat adına içi boşaltılan bir alan dışında yeni hiçbir sonuç ortaya çıkmamıştır.

Devamını Okuyun  
Güzeli Üretmek ve Bad Art/Ayşe ŞENER*
5 dakika okundu

Güzeli Üretmek ve Bad Art/Ayşe ŞENER*

Sanatçının hayata verdiği anlam, yani tutunduğu amaç, sanatın alıcısının iç dünyasına –kim bilir nasıl- salınacaktır. Kimi zaman amaçlar denk düşecek ve pekişecek, kimi zaman zıtlaşacak ve farklılıktan dolayı bir çarpışma, kıyas ve ret-kabul karışımı bir silkinme yaşanacaktır. Ya da hiçbir amacı olmayan, anlamına uzak kalmış bir bünyeye aniden bir anlam armağan edebilir. Kesinlikle boşa çıkarmaz. Sanat aksine boşluğu doldurma iddiasındadır. Boşluk bırakmama sorumluluğunda…

Devamını Okuyun  
HARCANAN BENLİK VE SANATA DAİR/Havva AĞRAL
5 dakika okundu

HARCANAN BENLİK VE SANATA DAİR/Havva AĞRAL

Hep tüketim toplumu ve tüketim çağı dediğimiz, değersizliğin değer olanla yer değiştirdiği zaman diliminde insanlığa verilen en belirgin emir cümlesi elbette "harca". Hatta reklam puntoları harca harcabitmez diye sloganlaşıyor. Harcamak bir tatmin duygusu yaratması açsından insanlığın enönde duyduğu amaçmış gibi görünüyor. Yaşamsal olan bir çehresi varmış gibi. Evet barınma,gıda, sosyal bir statü yaşamın olmazsa olmazı. Ancak nerede duracağını bilemeyen insan modeli yaratmak, kapital sistemin ihtiyaç duyduğu insan modelidir. Yeni bir evin, yenieşyalara ihtiyacı olması, neredeyse toplumsal bir kural halini alıyor. Yeni olanın tekrar ve tekrar yeniyi çağrıştırması, Diderot etkisi denilen ve başka psikolojik adları da olduğunu tahmin ettiğimiz bir tatminsizlik duygusuna da çağrı niteliği taşıyor.

Devamını Okuyun  
Sanatçının Manzarası/Havva AĞRAL
5 dakika okundu

Sanatçının Manzarası/Havva AĞRAL

Psikiyatri ve otoriteleri teker teker saymak istiyorum ki; sanatçının manzarası bilimsel anlamda da karşılığını bulsun. Freud, Weber, Jung ve Lacan. Ve onların adından başka takipçi isimler ve pek çoğu insanı tarif etmeye çalışırken bir bilinç kelimesinden yola çıkıyor. Bilinç üst beyin yani zekanın bir göstergesi. Ancak, asıl buzdağının bilinçaltı, bilimsel tanımıyla bilinç dışı olduğunu söylemek durumdayız. Sanatçının manzarası tam da bu noktada devreye giriyor.

Devamını Okuyun