MİTOSUN GÖLGESİNDE MODERN TİRANLIK: VAHŞET ÇAĞINDA ÇORAK ÜLKE /Erinç BÜYÜKAŞIK

Modern tiranlık, Campbell’ın mitsel "Tiran-Canavar" arketipi ile Norbert Elias’ın "Uygarlık Süreci"ndeki şiddet baskılama kuramının kesişim noktasında durmaktadır. Bu çalışma, çağın vahşetini mitsel bir "Çorak Ülke" (Waste Land) tasviri olarak ele alırken, tiranın bu çoraklığın hem mimarı hem de mahkûmu olduğunu savunmaktadır.

Devamını Okuyun  
Şiir Kitapları Arasında Bir Gezi: Şiirin Bugünleri 1*/Barış YILDIRIM

Kabul etmek gerekir ki 2000’ler şiirinin çoğu bu damardan akıyor ki benim kendi şiirim de bütünüyle bundan azade değil. Böyle olunca birçok şiir okuru gibi ben de artık çok daha seçerek şiir okuyorum.

Devamını Okuyun  
Coğrafyanın İronik Seslendiricisi Aziz Nesin ve Öykülerine Bir Bakış/Erinç BÜYÜKAŞIK*

Karakterleriyle köylülerden memurlara, esnaflardan bürokratlara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Her biri, toplumsal düzenin çarpıklıklarını, bürokratik saçmalıkları mizahi bir dille eleştirir.

Devamını Okuyun  
Şiir ve Kitaplar Üzerine/Bünyamin DURALİ

Dergilerde günlük yazanlar çoğaldı. Çoğaldı çoğalmasına da, tatsız-tuzsuz şeyler hepsi de. Oysa, günlük edebiyatın bir türüdür, okura edebî/ estetik bir lezzet vermelidir. Felsefeye yakın bir yanı da vardır günlüğün. Sorgulatır, kışkırtır, birkaç kıvılcımla koca bir düşünce/ duyarlık yangınını başlatır.

Devamını Okuyun  
KOSOVALI YAZAR FAHREDDİN SHEHU’NUN YAZDIĞI “BAL PETEĞİ – HONEYCOMB” ADLI ROMAN ABD’DE İNGİLİZCE OLARAK BASILDI

New Jersey’deki Inner Child Press Yayınevi tarafından basılan kitap için yayınevi Shehu ile 2012 yılından bu yana ortak çalışmalarını yürütüyordu.

Devamını Okuyun  
John Maxwell COETZEE – “UTANÇ” Üzerine/Olcay KARAY*

Gündelik yaşamlarımızı duyusal deneyimlerden soyutlanmış düşünceler ülkesinde sürdüremeyiz. Sorun, hayal dünyamızı nasıl saf tutabiliriz, gerçeğin saldırılarından nasıl koruyabiliriz, olmamalı.

Devamını Okuyun  
Ayşenur Tanrıverdi'yle Serinlikler Kitabı Üzerine/Mahmut ŞENOL

Türk Edebiyatı’nın genç kuşak yazarlarından Ayşenur Tanrıverdi’nin ikinci hikâye kitabı Serinlikler, kısa süre evvel İletişim Yayınları’nca okura sunuldu.

Devamını Okuyun  
Bir Vali'nin Duygu Dünyası/Savaş ÜNLÜ

Anadolu’dan bir gencin İstanbul’la tanışması “Çocuk ve İstanbul” şiirinde doğal olarak anlatılmış. İlk kez İstanbul’la tanışan genç birini şaşkınlığı, hayretleri, çaresizliği açık yüreklilikle dizelere dökülmüş. Çaresizliği en somut şu dizede görebiliyoruz: “İstanbul’da bir kuş vardı, kanatsız/ Daha çocuktum” Çocukça gözlemler şiire yansımış: “Fatih’te eski bir külliyenin kuytu köşelerinde/ Cumadan sonra sevaplar dağıtılırdı/ Açlar doymaz/ Kanlı 1 Mayıs yaşanmamıştı daha/ daha çocuktum”

Devamını Okuyun  
Türkiye’nin Ruhu

(…) Özellikle yukarıda birbiri ardı sıra verilen ifadelerden hangisine odaklanılırsa o yönde bir ruh (Türkiye’nin ruhu) inşa edilebileceği zaten açıktır. Öyle ki, bu ifadelerden yola çıkarak birbirine zıt ruhlar bile yaratılabilir. Bunların hepsi mümkün. Türkiye’nin ruhu üzerine kim ne söylerse söylesin sanki bir çeşit tutturma gücüne de erişiyor gibi.

Devamını Okuyun  
Kitaplar ve Ayraçlar/ Kendimizi Ölümüne Eğlendiriyoruz/Erinç BÜYÜKAŞIK

"1984 yılında", Huxley, "insanlar acı çektirerek kontrol ediliyorlar. Brave New World'de, zevk verilerek kontrol ediliyorlar. " Kısacası, Orwell nefret ettiğimiz şeyin bizi mahvedeceğinden korktu. Huxley sevdiğimiz şeyin bizi mahvedeceğinden korktu. ~Neil Postman

Devamını Okuyun  
“Bir Yanılsamanın Tragedyası” ve Enver Karahan/Ahmet Zeki Yeşil

Peki, Enver Karahan nasıl bir yazar? Kitaptaki öykülerden yola çıkarak Enver Karahan’ın, yaşadığı topluma ve hatta dünyaya karşı kendini sorumlu hisseden bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Doğal olarak eleştirel bir bakışı var. Yaşamı ve insanları sorguluyor. Zaman zaman, karakterlerin ağzından kendi kendisiyle konuştuğu da oluyor.

Devamını Okuyun  
Modernite ve Benlik Arayışı: Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay’da Ortak İzlekler/Erinç BÜYÜKAŞIK*

Öncelikle önemli bir tartışmanın karşıt iki ucu olarak görebileceğimiz Doğu ve Batı kavramlarının tarihsel bir ayrışmayla ilişkilendirilmesi gerektiğini görmemiz gerekir. Bu tarihsel ayrışma belki bir bilinç ayrışması ya da Batı'daki ekonomik düzenin belli bir sermaye gereksinmesi sonucu yüzyıllarca sömürge pazarları üzerinde konumlanmasından kaynaklanan bir tarihsel ayrışma olarak karşımıza çıkıyor, ancak elbette sonuçları aydın için değişen kimi kriterleri veya değer ölçülerini de yaratıyor.

Devamını Okuyun