"KADIN, SANAT, ÖZGÜRLÜK"

Kendim ve Ben/Elif Akşahin TAŞÇI

İlk birkaç hafta, tasmasından zincirli köpekler gibi hissediyordum kendimi. Aklımı kaçırmamak için sürekli kendime, sadece üç yüz altmış beş gün buradasın, sonra yaşamına kaldığın yerden devam edeceksin diye telkinde bulunuyordum. Duvardaki takvimi her gün çiziyordum. İki ay bittiğinde artık burada bir düzen kurmuştum.

Devamını Okuyun  
Yüksel Caddesi/Emine AYDOĞDU

Konur Sokağı İle Yüksel Caddesi’nin kesiştiği köşede, çevresini saran beton yığınlarına günün her saatinde inatla direnen, Mülkiyeliler Birliği’nin bahçesindesin.

Devamını Okuyun  
Doğum Sancısı/Elif Akşahin TAŞÇI

Dokuz aylık gebeyken suyu gelmeye başlamış, hastaneye gelene kadar doğum başlamış ama bebek ters geliyormuş, suyu bitti diye hastanede mesaneden su vermişler. Çocuk içerde çırpına çırpına boğulmuş.

Devamını Okuyun  
Safiye Sultan/Meral Kutluğ İLSEVER

İri ve sarkık memelerinin altına, bol ve uzun basma elbisesinin bir kısmını sokuşturmuş bakınıyordu. Durdu, tombul pörsümüş kollarını sırayla kaldırıp elbisenin kollarını dirseklerine kadar kıvırıp iri parmakları ile belini hedeflemeye çalıştı.

Devamını Okuyun  
Sokak Lambası… – Hanife Çiftçi*

Hızlanmam gerektiğini düşünüyorum ve adımlarımı hızlandırıyorum. Hava buz gibi. Kilisenin önündeyim. Kapısı kapalı, önünde bir sürü kedi yavrusu var. Durup biraz sevmeyi geçiriyorum aklımdan, ama durmuyorum. Daha da hızlanmam gerektiğine karar veriyorum ve koşar adımlarla yürümeye başlıyorum.

Devamını Okuyun  
Sandık… – Hanife Çiftçi

Anahtarı bulabilmem için daha fazla aydınlığa ihtiyacım olduğunu düşünüyorum, ama küçük lamba dışında bütün lambalar patlamış. Sinirleniyorum. Önce salondaki kitaplığı tarıyorum, kitapların arasına sıkıştırmış olabilirim. Çok sevdiğim bir romana rast geliyorum: “Yaşamak İstiyorum”.

Devamını Okuyun