Noktayı cümlesinin sonuna kondurmadan önce tekrar tekrar okudu yazdıklarını. Saatin tik tak sesi ilerledikçe zamanının daraldığını hissetti. Lakin o noktayı cümlenin sonuna koymaya eli bir türlü gitmedi.
Devamını OkuyunNoktayı cümlesinin sonuna kondurmadan önce tekrar tekrar okudu yazdıklarını. Saatin tik tak sesi ilerledikçe zamanının daraldığını hissetti. Lakin o noktayı cümlenin sonuna koymaya eli bir türlü gitmedi.
Devamını OkuyunNecati de onca yıl sonra, yeni umutlar taşıyordu otobüs beklerken. Tekirdağ'a giden şehirlerarası otobüsler Silivri den geçiyordu. O düşüncelerine dalmışken bir otobüs zınk diye ayağının dibinde durdu. Muavinin “ Nerye gidiyon abi?” sözü ile kendine geldi. “Tekirdağ`a“,"Atla abem, ver bakem valizini.” dedi muavin hızlıca. Otobüsün ön koltukları doluydu.
Devamını OkuyunTek başına elbette dünyayı değiştiremeyiz. Ancak her insan bu dünyaya farklı meziyetlerle gelmiştir. Herkes yaptığı işin en iyisini yapmalı, tıpkı kapısının önünü temizlemek gibi…Bu da dünyaya sirayet edecektir.
Devamını OkuyunYanmak Nedir? Hep sıcak mıdır, ateşten midir? Soğuk da yakar insanı derler, bu doğru mudur? Elbet öyledir ya da değildir… Onun yangını çok başka bir çeşit, başka bir yerdeydi. Ne geçmişinde ne geleceğinde. Tek düşündüğü şimdisiydi… “Şimdi ne olacak?” diye soruyordu hep.
Devamını Okuyunİlk birkaç hafta, tasmasından zincirli köpekler gibi hissediyordum kendimi. Aklımı kaçırmamak için sürekli kendime, sadece üç yüz altmış beş gün buradasın, sonra yaşamına kaldığın yerden devam edeceksin diye telkinde bulunuyordum. Duvardaki takvimi her gün çiziyordum. İki ay bittiğinde artık burada bir düzen kurmuştum.
Devamını OkuyunDeniz kenarında değildi o zamanlar otogar. Sahile gezinti için gittiklerinde görürdü denizini. Şimdi otobüsten iner inmez tam karşısında dalgalanırken, soluk mavi bir boşluğa bakar gibi hissettiriyordu kendini o deniz ama o da artık aynı deniz değildi…
Devamını OkuyunBirbirlerine sokularak yürüyen kadınlar, çocuklar ve erkekler, yorgunluktan zorlukla adım atıyorlardı. Bohçalar, valizler, sepetler, sırtlarında ve ellerindeydi. Bir hafta sürmüştü yolculuk.
Devamını OkuyunKızım, anlatmaya başladı. Hatay ilinin son zamanlarda üst üste üç depremle sarsıldığını anlattı. Özellikle geçen hafta meydana gelen 5.0 şiddetindeki depremin etkisi altında kaldıklarını söyledi. Üçüncü katta sallanmışlar ve bir hafta boyunca depremin etkisinden kurtulamamışlar. "Büyük bir deprem olursa ne yapacağız?" diye endişe içinde sordu.
Devamını OkuyunKonur Sokağı İle Yüksel Caddesi’nin kesiştiği köşede, çevresini saran beton yığınlarına günün her saatinde inatla direnen, Mülkiyeliler Birliği’nin bahçesindesin.
Devamını OkuyunGelişleri ve gidişleri hissederdim oysa ki! Orta yere düşmeden havada kapıverirdim bahanenin içine sığışan cümleleri. “Yalnızlıkla beslen.” derdi rahmetli babam vakitlerin birinde. Deneyimleyerek aldım kabul ettim.
Devamını Okuyun