"KADIN, SANAT, ÖZGÜRLÜK"

Mırıldanmalar(1)/Meral Kutluğ İLSEVER

Ben rüya görmem bilirsin. Ama dün gece, hani sana anlattığım o kâbus gibi gecede gördüğüm tır şoförlerinden birini gördüm, kısacık bir an, eminim. Yüreğim sıkışarak sıçradım. Asla korku değildi beni uyandıran yine o yılların acısı, çaresizliği düştü içime, yakıp kavurarak. Unuttum deme, ihtiyar bunak..Yine anlatıp yine ağlamak istemiyorum.

Devamını Okuyun  
Bir İki Sallandık/Acibe SIKAR

Torunları, onun kucağında oturmak için yarıştılar. Ellerini, kocaman açıp hepsine sıkı sıkı sarıldı. Yeni yapılacak olan evleri için ise sürekli fikir üretiyorlardı: “Babaanne, bahçesinde salıncak ve kaykay koyalım.”

Devamını Okuyun  
İki Şehir Bir Kadın/Şimdi Size Bir Masal Anlatacağım/Fatma ALTUN

Masallarla büyümedim ben. Bana masal anlatacak olan üç kişi vardı benim hayatımda. Annem, babam ve babaannem.

Devamını Okuyun  
Bir Zamanlar Ülkesi/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

Oyuncular zaman zaman yer değiştiriyordu, bir avuç insandan biri gelip biri gidiyordu. Çok geniş düşlerdik oysa ki yaşantımızı. Tarif edemezdik anlatırken içine sığdırdıklarımızı. Aslında dar bir alanda kısa paslaşmalarla ayakta kalıyorduk, adına çok seslilik diyorduk.

Devamını Okuyun  
Yalnızlık/Meral Kutluğ İLSEVER

“Evde tek başıma yüksek sesle konuşmaya başladığımda anladım, ben bu işi becereceğim. Yani artık yalnız olsam da beni sözümü kesmeden dinleyen biri var. Her ne kadar cevap vermese de beni dinliyor. Bu ilk sabahımdı, hiç üşenmedim kendime güzel bir çay demledim.

Devamını Okuyun  
Kırmızı Sandalye/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

Duvar çatlaklarının ve siyah sızıntıların iz aldığı çizgileri ardımda bırakarak oturmuştum sandalyeme. Yüzüm perdenin aralığından belli belirsiz sızan güneşe dönüktü. Ardım ise griye...

Devamını Okuyun  
Veda/Nejla Öztürk

Sevdiğim bir tanıdığım bana bugüne kadar hiç aklıma gelmeyen bir soru sordu. “Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ederken arkadaşlarınla nasıl vedalaştın?” Vedalaşmak mı?.. Arkadaşlarla vedalaşmak mı?...

Devamını Okuyun  
Kimse İnanmıyor Bana/Emine AYDOĞDU

Ekmek torbasını uzattığımda, eli elime değdi, kapkara gözleriyle öyle bir baktı ki bakışları, içimi delip geçti sanki. O günden sonra bir bahane bulup istasyona gitmeye başladım. Ninem kızıyordu: “Bu kadar sık gitme, iyi olmaz, bak, yakında savaş da çıkacakmış, o zaman ne yapacaksın?”

Devamını Okuyun  
Dar Ağacı/Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

Noktayı cümlesinin sonuna kondurmadan önce tekrar tekrar okudu yazdıklarını. Saatin tik tak sesi ilerledikçe zamanının daraldığını hissetti. Lakin o noktayı cümlenin sonuna koymaya eli bir türlü gitmedi.

Devamını Okuyun  
Kafes/Elif Akşahin TAŞÇI

Necati de onca yıl sonra, yeni umutlar taşıyordu otobüs beklerken. Tekirdağ'a giden şehirlerarası otobüsler Silivri den geçiyordu. O düşüncelerine dalmışken bir otobüs zınk diye ayağının dibinde durdu. Muavinin “ Nerye gidiyon abi?” sözü ile kendine geldi. “Tekirdağ`a“,"Atla abem, ver bakem valizini.” dedi muavin hızlıca. Otobüsün ön koltukları doluydu.

Devamını Okuyun  
Felaketin Ardından/ Acibe SIKAR*

Büyük felaketin ilk dakikalarında, yıkılmamak için direnen binamızdan, iç kısmında yıkılan duvarlar ve devrilen eşyaların arasından ufak tefek yaralarla hepimiz kurtulmuştuk. "Eğer biz bu haldeysek, iyi şeyler olmadı." diye düşündüm. Dışarı çıktığımızda, ne yapacağımızı bilmeden sağa sola bakınıyorduk, yağan şiddetli yağmurdan sırılsıklam olmuştuk.

Devamını Okuyun  
Başka Bir Varış/Fatma ALTUN

Yanmak Nedir? Hep sıcak mıdır, ateşten midir? Soğuk da yakar insanı derler, bu doğru mudur? Elbet öyledir ya da değildir… Onun yangını çok başka bir çeşit, başka bir yerdeydi. Ne geçmişinde ne geleceğinde. Tek düşündüğü şimdisiydi… “Şimdi ne olacak?” diye soruyordu hep.

Devamını Okuyun