"KADIN, SANAT, ÖZGÜRLÜK"

2023  FESTİVAL MANİFESTOSU: CUMHURİYET'İN İLK YÜZYILINDA KADIN VE ŞİİR

FeminİSTANBUL sesimizi duyuran, kadın olmayı kutlayan, kucaklayan bir platformdur. Kapitalizmin, küresel sermayenin, doymak bilmez iktidar hırsının doğaya, insanlığa ve aile hayatımıza yarattığı sorunlara, kadınlığın bize verdiği güçle çözüm üretiyoruz. Bu yıl yedincisini düzenlediğimiz FeminİSTANBUL’da yine coşkuyla bir araya geleceğiz. Yaralarımızı birbirimize göstereceğiz. Ruhlarımızı birbirimize açacağız. Umutlarımızı tazeleyeceğiz. Şiirin kardeşliğiyle kucaklaşacağız.

Devamını Okuyun  
Seher Vakti Çadırkentte/Acibe SIKAR

Seher vakti uyandı, uykusu tutmamıştı. Dışarı çıktı ve etrafına göz gezdirdi. Çadır kent son derece sessizdi. Kırık sandalyeyi yavaşça çekip üzerine oturdu. Uykusuzluğun neden olduğu sorunları düşünmeye başladı ve kendini çıkmaz bir durumda hissetti. Son zamanlarda, sürekli bir çözüm arayışındaydı. Sorunlar, dönüp dolaşıp tekrar karşısına çıkıyordu.

Devamını Okuyun  
Hayat Üzerine Düşünmeler/ Elif Akşahin TAŞÇI

Tek başına elbette dünyayı değiştiremeyiz. Ancak her insan bu dünyaya farklı meziyetlerle gelmiştir. Herkes yaptığı işin en iyisini yapmalı, tıpkı kapısının önünü temizlemek gibi…Bu da dünyaya sirayet edecektir.

Devamını Okuyun  
Başka Bir Varış/Fatma ALTUN

Yanmak Nedir? Hep sıcak mıdır, ateşten midir? Soğuk da yakar insanı derler, bu doğru mudur? Elbet öyledir ya da değildir… Onun yangını çok başka bir çeşit, başka bir yerdeydi. Ne geçmişinde ne geleceğinde. Tek düşündüğü şimdisiydi… “Şimdi ne olacak?” diye soruyordu hep.

Devamını Okuyun  
Varış(sıcak ekmek kokusunda)/Fatma ALTUN

Az önce indiği otobüs hareket ettiğinde, önünde beliren manzara karşısında dondu kaldı. Bu sefer soğuktan değil, şaşkınlıktandı hareketsizliği.

Devamını Okuyun  
Kendim ve Ben/Elif Akşahin TAŞÇI

İlk birkaç hafta, tasmasından zincirli köpekler gibi hissediyordum kendimi. Aklımı kaçırmamak için sürekli kendime, sadece üç yüz altmış beş gün buradasın, sonra yaşamına kaldığın yerden devam edeceksin diye telkinde bulunuyordum. Duvardaki takvimi her gün çiziyordum. İki ay bittiğinde artık burada bir düzen kurmuştum.

Devamını Okuyun  
“Ebrar Karakurt ve Tarihimiz”/Emirhan AKMAN*

Ebrar Karakurt ve Abdülhamit’in birlikte tartışıldığı manidar bir haftayı geride bıraktık. Bir konu çok popülerken yazı yazmayı pek sevmiyorum çünkü gürültü içinde sesiniz daha az duyuluyor. Şimdi bu konu hakkında biraz konuşabiliriz çünkü “Qui tacet, consentire videtur” (Sessiz kalan kabul etmiş sayılır)

Devamını Okuyun  
Dönüş/Fatma ALTUN

Deniz kenarında değildi o zamanlar otogar. Sahile gezinti için gittiklerinde görürdü denizini. Şimdi otobüsten iner inmez tam karşısında dalgalanırken, soluk mavi bir boşluğa bakar gibi hissettiriyordu kendini o deniz ama o da artık aynı deniz değildi…

Devamını Okuyun  
Cuma Saati Kadınlar/Duygu İSLAMOĞLU

İstanbul’da bir mahallede, Cuma saati olduğu için dükkanların, hatta zincir marketlerin bile kapandığına şahit olmuştum. Koskoca market kapalıydı ama içeride kadın çalışanlar, rafları temizlemeye, dizmeye devam ediyordu.

Devamını Okuyun  
İki Şehir Bir Kadın/Fatma ALTUN

Beni ilk gördüğünde anlamıştı. Kumsalında, çıplak ayak huzurunda durup sustuğumda fark etmişti, o dinleyicinin ben olduğumu. Ne anlatacağını biliyordu, nasıl anlatacağını da. Aradığı şey, kime anlatacağıydı ki ona da kavuşmuştu.

Devamını Okuyun  
Basmane Garı/Emine AYDOĞDU*

Birbirlerine sokularak yürüyen kadınlar, çocuklar ve erkekler, yorgunluktan zorlukla adım atıyorlardı. Bohçalar, valizler, sepetler, sırtlarında ve ellerindeydi. Bir hafta sürmüştü yolculuk.

Devamını Okuyun  
Önsezi/Acibe SIKAR

Kızım, anlatmaya başladı. Hatay ilinin son zamanlarda üst üste üç depremle sarsıldığını anlattı. Özellikle geçen hafta meydana gelen 5.0 şiddetindeki depremin etkisi altında kaldıklarını söyledi. Üçüncü katta sallanmışlar ve bir hafta boyunca depremin etkisinden kurtulamamışlar. "Büyük bir deprem olursa ne yapacağız?" diye endişe içinde sordu.

Devamını Okuyun