Şiir Kitapları Arasında Bir Gezi: Şiirin Bugünleri 1*/Barış YILDIRIM

Kabul etmek gerekir ki 2000’ler şiirinin çoğu bu damardan akıyor ki benim kendi şiirim de bütünüyle bundan azade değil. Böyle olunca birçok şiir okuru gibi ben de artık çok daha seçerek şiir okuyorum.

Devamını Okuyun  
Coğrafyanın İronik Seslendiricisi Aziz Nesin ve Öykülerine Bir Bakış/Erinç BÜYÜKAŞIK*

Karakterleriyle köylülerden memurlara, esnaflardan bürokratlara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Her biri, toplumsal düzenin çarpıklıklarını, bürokratik saçmalıkları mizahi bir dille eleştirir.

Devamını Okuyun  
KOSOVALI YAZAR FAHREDDİN SHEHU’NUN YAZDIĞI “BAL PETEĞİ – HONEYCOMB” ADLI ROMAN ABD’DE İNGİLİZCE OLARAK BASILDI

New Jersey’deki Inner Child Press Yayınevi tarafından basılan kitap için yayınevi Shehu ile 2012 yılından bu yana ortak çalışmalarını yürütüyordu.

Devamını Okuyun  
John Maxwell COETZEE – “UTANÇ” Üzerine/Olcay KARAY*

Gündelik yaşamlarımızı duyusal deneyimlerden soyutlanmış düşünceler ülkesinde sürdüremeyiz. Sorun, hayal dünyamızı nasıl saf tutabiliriz, gerçeğin saldırılarından nasıl koruyabiliriz, olmamalı.

Devamını Okuyun  
Bir Vali'nin Duygu Dünyası/Savaş ÜNLÜ

Anadolu’dan bir gencin İstanbul’la tanışması “Çocuk ve İstanbul” şiirinde doğal olarak anlatılmış. İlk kez İstanbul’la tanışan genç birini şaşkınlığı, hayretleri, çaresizliği açık yüreklilikle dizelere dökülmüş. Çaresizliği en somut şu dizede görebiliyoruz: “İstanbul’da bir kuş vardı, kanatsız/ Daha çocuktum” Çocukça gözlemler şiire yansımış: “Fatih’te eski bir külliyenin kuytu köşelerinde/ Cumadan sonra sevaplar dağıtılırdı/ Açlar doymaz/ Kanlı 1 Mayıs yaşanmamıştı daha/ daha çocuktum”

Devamını Okuyun  
Türkiye’nin Ruhu

(…) Özellikle yukarıda birbiri ardı sıra verilen ifadelerden hangisine odaklanılırsa o yönde bir ruh (Türkiye’nin ruhu) inşa edilebileceği zaten açıktır. Öyle ki, bu ifadelerden yola çıkarak birbirine zıt ruhlar bile yaratılabilir. Bunların hepsi mümkün. Türkiye’nin ruhu üzerine kim ne söylerse söylesin sanki bir çeşit tutturma gücüne de erişiyor gibi.

Devamını Okuyun  
Kitaplar ve Ayraçlar/ Kendimizi Ölümüne Eğlendiriyoruz/Erinç BÜYÜKAŞIK

"1984 yılında", Huxley, "insanlar acı çektirerek kontrol ediliyorlar. Brave New World'de, zevk verilerek kontrol ediliyorlar. " Kısacası, Orwell nefret ettiğimiz şeyin bizi mahvedeceğinden korktu. Huxley sevdiğimiz şeyin bizi mahvedeceğinden korktu. ~Neil Postman

Devamını Okuyun  
“Bir Yanılsamanın Tragedyası” ve Enver Karahan/Ahmet Zeki Yeşil

Peki, Enver Karahan nasıl bir yazar? Kitaptaki öykülerden yola çıkarak Enver Karahan’ın, yaşadığı topluma ve hatta dünyaya karşı kendini sorumlu hisseden bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Doğal olarak eleştirel bir bakışı var. Yaşamı ve insanları sorguluyor. Zaman zaman, karakterlerin ağzından kendi kendisiyle konuştuğu da oluyor.

Devamını Okuyun  
Genç Kuşakları ve Toplumu Anlamak ve “Batı  Sosyolojisinin Yaklaşan Krizi” Üzerine/ Mesut Şenol

Alvin W. Gouldner’in “Batı Sosyolojisinin Yaklaşan Krizi – The Coming Crisis of Western Sociology” adlı eserini çevirirken ve çevirme işi biter bitmez, okuyuculara bu kitabın bende kalan özet izlenim ve yorumunu sunmak istiyorum.

Devamını Okuyun  
Sibirya Hayali (Per PETTERSON)/Olcay KARAY

Alman Nazi orduları Danimarka’ya girdiğinde kitabın kahramanı isimsiz genç kız, 14 yaşındayken onların arkasından böyle bağırıyor ve babasından azarı yiyordu. Kuzey ülkeleri edebiyatından beni yanıltmaz diyerek aldığım muazzam bir büyüme hikayesi şeklinde anlatımı olan naif romanı bitirdim.

Devamını Okuyun  
Yenilgiye Gözyaşına Değil, Gülümsemelere İç Çekişlerimiz/ Mustafa GÜÇLÜ

Gerçekliğin yerine, çeşitli illüzyonlarla toplumdan koparılan öykü ve romanın içinin boşaltıldığı biçime, dil oyunlarına dayalı anlatıma prim verildiği günümüzde “İç Çekişlerimiz” gündelik hayatın sıkıcı ayrıntılarında boğulduğumuz şu günlerde sıradan insan çığlığını okuyucuyla buluşturuyor.

Devamını Okuyun  
Ev-İskenderun Sancağı 1934 /Talin Azar (inceleme: kolektif)

Sonuç olarak tarihsel olayların etrafında şekillenen bu roman, karakterlerinizi derinlemesine keşfetme ve okuyucuları hem duygusal hem de entelektüel olarak tatmin etme fırsatı sunuyor okura. Üçüncü kişili anlatımın ve zamanda sıçramaların bu süreci daha da güçlendirebildiğini görebiliyoruz.

Devamını Okuyun