Adam Demek Ruslar da bir dönem kendi benliklerinden, kültürlerinden uzaklaşıp başka bir millete, kültüre özenmiş. Şaşırdım doğrusu… Tolstoy’un Savaş ve Barış’ta anlattıkları doğruysa bütün Rus eliti, o müthiş balolarında, yemeklerinde kendi aralarında Fransızca konuşuyor. Evet, yemek yapmak lazım. Lazım da hiç içimden gelmiyor. Yemek yapmak başkaları için yaptığın zaman daha keyifli. Uykum da yok. En iyisi bir çay demlemeli. Yarın duruşma var. Yine aklıma geldi. Hiç aklımdan çıkıyor mu ki?.. Oysa evdeyken ne güzeldi! Ah pandemi!.. Neler açtın başıma? Çay da kalmamış. Kahve suyu koyayım en iyisi! Oysa ne kadar huzurluyduk! Ben yemekleri yapıyordum o gelmeden. Üçümüz, sofraya beraber oturuyorduk. Ne vardı benden para saklayacak? O işteyken oğlumla ne güzel vakit geçiriyorduk. Haydi şimdi kitap okuyalım, kitaptan sonra ne oynamak istersin? Savaş ve Barış… Adam ne yazmış ama! Bir ton karakter… Hepsinin birkaç tane ismi var. Korsancılık!.. Evet, en çok korsancılık oynamayı seviyordu. Nasıl da burnumda tütüyor kerata! Yarın duruşma var!